GenelGündem

HİÇ ONLARIN YERİNE KOYDUN MU KENDİNİ?

HİÇ ONLARIN YERİNE KOYDUN MU KENDİNİ?

Günümüzde yaşanan çocuk istismarı olaylarından sonra sessiz kalmamamız gerektiğini düşünüyorum. Çok güzel bir ülkede yaşadığımızı herkes bas bas bağırır dimi? Dağı taşı cennet deriz herkese. Peki ya insanları hangi kefeye koyarız? Herkese göre değişir insanlık. Bazen çok iyi bir millet oluruz bazen ise her şeye kulaklarını kapatan bir millet. Her şeyi geçtim bu sefer o kulaklarını kapatan millet olmamalıyız. Çünkü ÇOCUKLARIMIZ söz konusu! Bu durumu asla unutulmayacaklar listesine eklemeliyiz ki yetiştirdiğimiz çocukları bu olayları göz ardı etmeden büyütmeliyiz, eğitmeliyiz. Nedeni ne mi? Büyüyünce SAĞLIKLI BİREYLER olmaları için. Farklı bir açıdan bakarsak sağlıklı olmak da göreceli bir kavram gibi geliyor insanlarımıza. Ancak DSÖ( Dünya Sağlık Örgütü)’nün yayınladığı sağlığın tanımına bakarsak aslında pek de göreceli olduğu söylenemez.

(Sağlık: Bireyin ruhsal, bedensel, sosyal ve fiziksel olarak iyi olma halidir)

Peki, şimdi gelelim bu olayları o minik vücutlara yaşatan SAĞLIKSIZ bireyleri konuşmaya. Aslında işlerinin ehli insanların söyledikleri konuşmaları okuduktan ve dinledikten sonra hangi açıdan bakmak gerektiğine insanlar artık karar veremiyor. Ama tek bir gerçek açı var aslında. ÇOCUKLARIN GÖZÜ OLABİLMEK, SESİ OLABİLMEK AYNI ZAMANDA DA SES ÇIKARMALARINA YARDIM EDEBİLMEK.

Bu konu o kadar hassas bir konu ki o minicik vücudun yaşadığı acıyı hiç kimse hissedemez. Bazen herkes durur düşünür, aklına gelir, ağlamaklı olur. Ama o çocuğun o an da ağlamaktan ses telleri yırtıldı. Bunu empatiyle hissedebilir misiniz? Çok zor dimi, ama o çocuk bunları yaşadı. Her “ANNE!” diye bağırışında sesinin birileri tarafından duyulması için elinden geleni yaptı. Dev vücudu üzerinden atabilmek için defalarda kez çırpındı altında. O anda o kadar çok yaşamak istedi ki… Ama başaramadı.

Bunu başarıp o iğrenç andan kurtulan çocuklarımız ise toplumsal soyutlanma durumuna getirildi. Çünkü “ÇOCUĞUN RIZASI VAR” dendi. O an onun orada ne yaşadığını hiç kimse bilmiyorken ufacık bedenin, dev gibi bir vücuda rızası olduğu söylendi.  Sonra ne mi oldu? O dev vücut SERBEST bırakıldı. Minicik vücuduyla her gün öldü belki o çocuk. Dışarıya çıkamaz oldu. İnsanlara sevgi gösteremez oldu. Annesine babasına güvenemez oldu. En önemlisi de “MUTLU OLAMAZ” oldu.

Büyüklerimiz ne demiş biliyor musunuz? Bir çocuğun hayallerini ve mutluluğunu asla çalmayın! Çünkü onlar insanlığın en saf hali. Bunlar o minicik vücudun gözünden gördüklerimiz, hissettiklerimizdi.

Şimdi de o iğrenç dev vücudun hissetmiş olduklarına bakalım. Kesinlikle sağlıksız bir birey olduğu ancak bu sağlıksız kavramının “istemeden oldu” denebilecek kadar gevşek bir konuşma dilinde olduğu kabul edilemez bir gerçektir. Aslında bu durumu açıklama gibi herhangi kabul edilebilir bir gerçek olduğu bile söz konusu değildir. Adamın aklında şu olmamalı. “ Ben istediğimi yaparım, hiç kimse bana karışamaz, zaten bir takım elbise giyer iyi halden dışarı çıkarım” gibi bir düşünce söz konusu bile olmamalıdır. Sokakta yürüyen bir kadının yüzüne yumruk atıp gitme hakkı olmamalıdır hiç kimsenin, otobüste şort giydi diye tekmelenmeye, ayaklar altına alınmaya hiçbir kadının hakkı yoktur. Ve bunları yapanların da serbest kalmaya hakları asla yoktur.

ÇOCUKLARIMIZIN SESİ OLALIM, ÇOCUKLARIMIZA SES ÇIKARMALARINI ÖĞRETELİM. HİÇ KİMSENİN HİÇ BİR NEDENLE ONLARA DOKUNMALARININ DOĞRU OLMADIĞINI ANLATALIM.

Şahin

Bilgisayar programcılığı mezunu ve seo konusunda meraklı bir kişi. Güncel haberler, spor, teknoloji ve farklı makale türleri ile sizlerle buluşuyor olacak.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu